Floransa Hakkında 14 İlginç Bilgi

Floransa, Roma İmparatorluğu döneminde 1. yüzyılda Toskana (İtalya) bölgesinin başkenti olarak yerleşilmiştir. Bir çok tepeye ev sahipliği yapan Floransa 4 nehirle çevrelenmiştir. 14. yüzyılda Floransa bir ticaret merkezi haline gelmiştir. Aynı zamanda Rönesans’ın doğuş yeri olarak da bilinmektedir.

Bugün Floransa nefes kesici manzaraları, şaşırtıcı sanat eserleri, mimarisi, kiliseleri ve müzeleriyle ünlüdür. Her yıl Floransa, Michelangelo, Leonardo da Vinci, Brunelleschi ve Galileo gibi dünyaca ünlü sanatçıların eserlerine tanıklık etmek için milyonlarca turist ile dolup taşmaktadır.

Floransa, en güzel şehir: Birçok gotik mimariye, eşsiz sanat eserlerine ev sahipliği yapan Floransa, 2010 yılında Forbes tarafından en güzel şehir ilan edilmiştir.

Floransa, Rönesansın doğduğu kent: Medici ailesinin egemenliği altında Floransa, Avrupa ticareti için bir merkezdi ve bu çağın en zengin şehirleri arasındaydı. Lorenzo De Medici, Michelangelo ve Leonardo da Vinci’ye bununla beraber sanat ve müzik hayranıydı. Alexander Agricola, Johannes Ghiselin ve Heinrich Isaac gibi şarkıcılar bile Floransa’ya getirildi ve bu da Ortaçağ döneminden çağdaş bir dünyaya geçişe işaret etti.

Floransa, Sanatın Başkentiydi: İtalya her zaman nefes kesici sanat eserleri ile ünlü olmuştur. UNESCO’ya göre, dünyanın toplam sanat eserlerinin % 60’ı İtalya’da korunmakta ve bunların yarısından fazlası Floransa’da Piazza Della Signoria, Uffizi Galerisi, Pitti Sarayı, Galleria dell’Accademia ve Palazzo Vecchio gibi.. Tüm bunlar Floransa’yı ‘Sanatın Başkenti’ yapmaktadır.

Floransa, Dünya zihin merkeziydi: Floransa, dünyanın en iyi ressamları, heykeltraşları, şairleri, mimarlarına ev sahipliği yapmıştır. Leone Battista Alberti (polymath), Dante Alighieri (şair), Filippo Brunelleschi (mimar), Giotto di Bondone (14. yüzyıl ressamı), Francesca Caccini (müzisyen) Michelangelo Buonarroti gibi (liste uzar da gider) ve diğer entelektüel zihinlere ev sahipliği yapmaktaydı.

Floransa, Florence Nightingale anavatanıydı: Floransa sadece büyük sanatçılara, ressamlara ve heykeltraşlara değil, aynı zamanda modern hemşirelik annesi olan Florence Nightingale’ın memleketidir. Üst sınıf bir İngiliz ailesi olarak doğmuş olmasına rağmen; o doğduğu kasabadan adını aldı. Florence Nightingale, hemşirelik alanına olan katkılarından sonra İngiliz bir kişiye verilen en yüksek onur onurlandırılan tek kadındı.

Dünya’nın döşemeli ilk sokakları Floransa’daydı: 1339’da, Floransa tüm sokaklarını ve yollarını açan ilk Avrupa şehri oldu ve kentin yürüyerek gezilmesi güzel, turistlerin yürüyerek güzelliklerini tanımasını sağlıyordu.

İtalya dili Floransa’da doğdu: Floransa halkı Florentine denilen lehçeleri var; Bu da İtalyan dilini doğurdu. Ünlü yazarlardan Dante, bu dilin temel standartlarını oluşturmaktan sorumludur; Daha sonra İtalyan dili olarak bilinmeye başladı. Bütün ülke şu anda bu dili konuşuyor.

Galleria degli Uffizi’nin muhteşem tavanı

Floransa bir zamanlar İtalya’nın başkentiydi: 1865’te Floransa, İtalyan Rönesansı’nın doğduğu yer ve devrimci sanat ve mimarlık alanındaki faaliyetleri nedeniyle İtalya’nın başkenti oldu. Ancak, zamanın geçişiyle Roma daha popüler hale geldi ve altı yıl sonra, 1871’de Roma, İtalya’nın yeni başkenti oldu.

Hitler, Floransa’ya hayran kalıp yok etmekten vazgeçti: Benito Mussolini’nin Hitler’i devlet ziyaretine davet ettiği 1938’de Hitler, Floransa’nın güzelliği karşısında hayrete düştü. Ponte Vecchio’nun manzarasını beğendi. II. Dünya Savaşı sırasında Almanlar, Ponte Vecchio dışında Arno nehri üzerindeki tüm köprüleri yıktı; Hitler’in ‘yok etmek için çok güzel’ dediği gibi.

Pinokyo efsanesi Floransa’da doğmuştur: Neredeyse tüm Dünya tarafından bilinen üzerine onlarca kitap ve çizgi film yapılmış bir hikaye olan Pinokyo (efsanesi) aslında Floransa’da doğmuştur. Pinokyo hikayesinin asıl yazarı Carlo Collodi aslen Floransa’lıydı.

Dünya’nın ilk dondurulmuş tatlısı Floransa’da üretildi: 1565’te ilk dondurulmuş tatlıyı yapan ve daha sonra İtalyan Gelato olarak bilinen Bernardo Buontalenti oldu. İtalyan Gelato şu anda dünya çapında ünlüdür.

Müzik endüstrisi Floransa’ya borçludur: Bartolomeo Cristofori bir Floransalı değildi, ama Floransa’da yaşıyordu. 1688’de, Bartolomeo, Prens Ferdinando de Medici’nin müzik aletlerine bakmak için işe alındı. Bu süre zarfında Cristofori, daha sonra Piyano olarak bilinen Floransa’da Pianoforte icat etti.

Floransa Sendromu / Stendhal Sendromu: Floransa Sendromu olarak da bilinen Stendhal Sendromu denilen alışılmadık bir psikolojik bozukluk, bir kişinin yapıtının çok güzel olduğunu algıladığında tetiklenir. Hızlı kalp atışı, baş dönmesi ve hatta bayılma gibi semptomlara başlayabilir. Fransız yazar Henri-Marie Beyle’nin (Penname ‘Stendhal’) ismini almıştır çünkü Floransa’nın Santa Croce Katedrali’ni ziyaret edince kendisi de yaşamıştır. Stendhal’den sonra, Uffizi Galerisi’ni ziyaret ettikten sonra aynı deneyimi yaşayan 100’den fazla insan vakası vardı.

Galileo’nun orta parmağı Floransa’da: Galileo Galilei, astronomi, fizik, mühendislik ve matematik alanlarında önemli katkılarda bulunan dünyanın en önemli entelektüel zihinlerinden biriydi. Kalıntılarının transferi sırasında Anton Francesco Gori Galileo’nun orta parmağını bir hatıra olarak kopardı, fakat zaman geçtikçe Galileo’nun müzesine doğru yol aldı. Şimdi Galileo’nun işaret parmağı, başparmak ve dişleriyle birlikte Floransa Bilim Tarihi Müzesi’nde sergileniyor.

 

 

İlginizi Çekebilecek Benzer Yazılar

Related Posts