İngilizce Günün Farklı Zamanları İçin Nasıl Cümle Kurulur?

Nasıl ki, Türkçe’de şafak, öğlen, ikindi, akşam, gece gibi kavramlar varsa İngilizce dilinde de bunlar vardır ve bazen bizim dilimizden biraz daha farklı olabiliyorlar. Bu yazımızda günün farklı saatlerinde kullanılan zaman kavramlarından bahsetmeye çalışacağız.

Şafak vaktindeki eylemler ya da durumlar anlatılırken “dawn” kelimesini cümlenin sonunda kullanırız.

  • I wake up at dawn. [Şafak vakti uyanırım]
  • I take a shower at dawn Şafak vakti duş alırım]
  • You must finish before dawn. [Şafaktan önce bitirmelisiniz.]

Sabahın erken saatlerinde, saat 7’ye kadar, “early morning” kalıbı kullanılır.

  • In the early morning,she robed and went out. [Sabah erkenden giyinip dışarı çıktı.]
  • Birds sing loudest in the early morning. [Kuşlar, abahın erken saatinde gürültülü bir şekilde şarkı söylerler]
  • At early morning I went up through the hillside woods.[Sabahın erken saatlerinde ormanın yamacından geçtim]

Sabah saatleri için sabah anlamına gelen “morning” kelimesi kullanılır.

  • It was a wonderful morning. [Muhteşem bir sabahtı]
  • I do sports in the morning. [Sabahları spor yaparım]
  • Where were you yesterday morning? [Dün sabah neredeydin?]

Öğleye yakın zamanda yani genelde saat 10.00 ile 12.00 arası “late morning” kalıbı kullanılır.

  • The fog had lifted by late morning. [Sis sabah geç saatlerde kalkmıştı.]
  • By late morning the sky had cleared a little. [Sabah geç saatlerde gökyüzü biraz açıldı.]

Öğlen vaktinde ise middey ve noon kelimeleri kullanılır. Eğer saat 12 civarı ise “middey” kullanılırken saat 11.00 ile 14.00 arasında ise “noon” kullanılır.

  • We usually have a simple meal at midday. [Öğlenleri genelde basit bir yemek yiyoruz]
  • The explosion occurred just after midday. [Gün ortasından hemen sonra patlama meydana geldi.]
  • She will call you again at noon. [Seni öğlen tekrar arayacak]
  • The rocket is due to lift off at noon on Friday. [Roket cuma günü öğlen vaktinde kalkması bekleniliyor.]

Öğleden sonra erken saatlerde yani 12.00 ile 15.00 arasında “early afternoon” kalıbı kullanılır.

  • By early afternoon the weather had brightened. [Öğleden sonra hava aydınlandı]
  • We met in the early afternoon. [Öğleden sonra buluştuk]
  • I arrived at Midyat on the 22 of December, in the early afternoon. [22 Aralık öğleden sonra Midyat’a vardım.]

Öğleden sonra saat 12.00 ile 18.00 arasındaki zamanlar için afternoon kullanılır.

Do you have plans for this afternoon? [Bu öğleden sonra için planın var mı?] The rain continued to fall all afternoon. [Yağmur tüm öğleden sonra yağmaya devam etti.] The snowstorm will last till tomorrow afternoon. [Kar fırtınası yarın öğleden sonraya kadar deva edecek.] Will you be free this afternoon? [Bu öğleden sonra müsait misin?]

Öğleden sonranın son demlerindeki ise “late afternoon” kullanılır. (Bizdeki akşam üstü tabiri gibi düşünülebilir.)

  • By late afternoon, Yunus had changed his mind. [Yunus, öğleden sonra fikrini değiştirmişti]
  • A breeze came up in the late afternoon.[Öğleden sonra bir esinti geldi.]
  • It was late afternoon and the sun was low in the sky. [Öğleden sonra güneş gökyüzünden kaybolmaya başladı.]

Gün batıyla beraber karanlık çökünce “dusk” kelimesi kullanılır. (Alacakaranlık)

  • Dusk was falling as we drove home. (Eve gittiğimizde (Araba sürerek) karanlık çöküyordu.)
  • He works from dawn till dusk. (Alacak karanlık vaktine kadar çalışır.)
  • As dusk fell, bats began to fly between the trees. (Alacakaranlık vaktinde yarasalar ağaçların arasında uçmaya başlar.)

Akşam saatleri için “evening” kelimesi kullanılır.

  • I like working in the evening. [Akşam çalışmayı seviyorum.]
  • I do sports in the evening. [Akşam spor yaparm.]
  • I drink tea after dinner in the evening. [Akşam vaktinde yemekten sonra çay içerim.]

Gece vakti için “night” kelimesi kullanılır. Genelde akşam 22.00 saatinden sonrası içindir.

  • The day has eyes, the night has ears. [Günün gözleri, gecenin kulakları var.]
  • At night, all cats are grey. [Geceleri tüm kediler gridir.]
  • Lack of knowledge is darker than night. [Bilgisizlik, geceden daha karanlıktır.]

Gece yarısı için (genelde 24.00 ile 03.00 arası) “midnight” kelimesi kullanılır.

  • One hour’s sleep before midnight is worth three after. (Gece yarısından önceki 1 saatlik uyku, sonrasındaki 3 saatten daha değerlidir.)
  • It won’t go on beyond midnight. (Gece yarısından sonra devam etmeyecek.)
  • We finally got home at midnight. (Sonunda, gece yarısı eve gittik.)