Meme Kanserini Önleyen Kanser İmmünoterapisi

Bir öncü antikor tekniği kullanarak, tıp araştırmacıları 49 yaşındaki bir kadından gelişmiş meme kanseri tamamen ortadan kaldırdı. İki yıl sonra bile meme kanserine ilişkin herhangi bir biyolojik belirti bulunamamıştır. Diğer tüm geleneksel yaklaşımlar başarısız olduktan sonra bu tedavi işe yaradı.

Kanser İmmünoterapisi adı verilen bu yöntemde bütün tedavi kadının kendi antikorlarına dayanmaktaydı. Araştırmacılar, ilk olarak immün sistem tarafından tümörlerin içinde üretilen, nadir bir tür T hücrelerini aldı. Bu hücrelerle ilgili problem, bir hastaya kendi başlarına yardım etmek için çok az olmaarıydı. Yani aslında yeteri kadar T hücresi bulunmamaktaydı. Bu nedenle ekip, laboratuardaki hücrenin yeni kopyalarını büyüterek, birkaç hafta boyunca çarpıcı bir şekilde çoğalttılar.

Kemoterapinin sağ memesindeki bir tümörün büyümesini engellemesinden sonra, 49 yaşındaki kadın yeni tedavi için seçilmiştir. Tümör ayrıca karaciğere ve diğer bölgelere yayılmıştı ki bu da doktorlar için karar verici faktörlerden biriydi – immünoterapiye ihtiyacı vardı. Neyse ki, sonuçlar çok başarılıydı: terapi tamamen kanser hücrelerini sildi ve iki yıl sonra doktorlar onun içinde kanserli hücrelerin hiçbir izini bulamadılar.

Bu yaklaşım ilk kez başarılı oldu. Aynı teknikle, araştırmacılar aynı zamanda tedaviyi inceledikleri Ulusal Kanser Enstitüsünün şefi Steven Rosenberg’e göre kolon ve servikal kanserli altı hastada tedavi edilmesi zor olan tümörleri küçültürebildi.

Sonuçlar daha da etkileyici, çünkü prostat ve yumurtalık kanseri gibi meme kanserleri nispeten az mutasyona sahipler ki bu da bağışıklık sisteminin farklılaşmasını ve onlara saldırmasını zorlaştırıyor.

İmmünoterapi aslında yeni bir teknik değildir, ancak genellikle değişken başarı oranları göstermiş olan bir tedavi çeşididir. Kanser Araştırmaları Enstitüsü’ndeki bir immünoterapi uzmanı olan Profesör Alan Melcher, bu “heyecan verici” çalışmanın, “bağışıklık sisteminin kansere nasıl gerçek bir fayda sağladığına dair temel biyolojik anlayışımızı tercüme etmek açısından önemli bir başarı gösterdiğini” söyledi. Bununla birlikte, tekniğin kendisine ihtiyacı olan herkes için eşit derecede etkili olacağından emin değilsiniz – başarı oranının çok daha düşük olabileceği gibi gayet başarılı da olabilir.

Şimdilik, bu son derece umut verici bir çalışma, ama yine de sadece bir durum. Sonuçların daha geniş bir örneklem büyüklüğünde devam edip etmeyeceği ileriki zamanlara bırakılmıştır. Bu yaklaşım aynı zamanda karmaşık ve pahalıdır, bu yüzden nüfusun daha büyük bir bölümüne uygulanması şimdilik pek mümkün görünmese de umarız ki ilerde herkesin faydalanabileceği bir tedavi haline gelir.

Kaynak: Nature Medicine

İlginizi Çekebilecek Benzer Yazılar

Protein Yapısı Hakkında Temel Bilgiler Proteinler aminoasitlerden oluşur. Peptit bağları ile birbirine bağlanan amino asitler, bir polipeptit zinciri oluşturur. Proteinler, çeşitli kıvrımla...
Yılan Zehri Hakkında Tüm Bilmeniz Gereken Bilgiler Yılan zehri, zehirli yılanların değiştirilmiş tükürük bezlerinde depolanan sarı sıvıdır. Avlarını yakalamak ve hareketsiz kılmak için zehir üreten bir...
İnsanlarda Görülen En Tuhaf ve Nadir Hastalıklar Halen Dünya'da oldukça garip olarak bilinen bazı hastalıklar bulunuyor. Bazıları o kadar nadir ki belki şuana kadar hiç duymamışsınızdır. Ancak bu nad...
Hepatit B Nedir? Hepatit B Semptomları Hepatit B Nedir? Hepatit B potansiyel olarak hayatı tehdit eden karaciğeri etkileyen viral bir enfeksiyondur. Enfeksiyon, akut veya kronik karaciğer ...
Kan Grupları İle İlgili 21 İlginç Bilgi İnsanların kan grupları, onların kişiliği hakkında çeşitli bilgiler verebilir. Bu yazımızda kan gruplarıyla ilgili değişik bilgileri sizlerle payl...