Mumyalama Tarihine Giriş

Her ne kadar mumya kültü Mısır’lılara ait olarak bilinse de aslında tarih boyunca birçok medeniyette rastlanılan bir kültürdür. Halbuki bir çok medeniyet aslında Mısır’dan önce mumyalama tekniğini kullanmışlardır.

Genel anlamda mumyalamanın amacı insanları tekrar doğuma ya da öteki dünyaya hazırlama sürecidir. bazı toplumlarda sadece krallara atfedilen ve onlar üstünden uygulanan bir teknik olarak kullanılırken bazı toplumlarda tüm halk için uygulanmıştır.

Mısır’da Mumyalama İşlemi

En tanınmış mumya kültürü ve mumyalama işlemi MÖ 3500 yılına dayanan Antik Mısır’a aittir. Antik Mısır’da kullanılan yöntemlerde ölen kişinin burnundan sokulan bir demir ile beyni çıkarılırdı. Ardından kalan diğer organlar tek tek çıkarılırdı. Boş kalan gövde baharat ve palmiye gibi maddelerden oluşan bir karışım ile iyice temizlenirdi. Ardından alkali göllerden ve sulardan elde edilen natron denilen tuz misali bir madde ile kaplanırdı. 40 gün boyunca kurutulmaya bırakılan vücudun içine tampon yerleştirilerek çökmesi önlenirdi. Bu işlemler bittiğinde ise papazlar cesedi keten tabakaları ile örterdi. Ayrıca nemden korumak için üst kata reçine sürüldü. Krallar için özel üretilmiş mezarlara konulan cesetler bu şekilde mumyalanmış oluyordu.

Şili’de Mumyalama İşlemi

Baştada belirttiğim gibi mumyalama sadece Mısır kültürüne ait değildir. Şili topraklarında yapılan mumyalama işlemi tarih olarak Mısır’da ki mumyalama işlemlerinden yaklaşık 2 bin yıl önce yapılıyordu. En eski mumya kalıntıları ise Chinchorro mumyaları olarak bilinmektedir. Mısırlıların aksine Chinchorro halkında mumyalama için sınıfsal ayrım kullanmazdı. Yani sadece krallara ait bir şey değildi. Chinchorro halkında herkes mumyalanırdı.  İşin aksi ise Mısırlılar’dan önce kullandıkları mumyalama teknikleri Mısır tekniklerinden çok daha gelişmiş olduğuydu. Cesetler etten, organlardan ve beyinden arındırılırdı. Kemikler ayrıldıktan sonra çürümeyeneden olacak tüm sıvılar iyice boşaltılırdı. Bunun için sıcak kül ile yakılırdı. Ardından ayrılmış olan kemikler kamışlarla tekrar bağlanırdı. Vücut ardından deniz aslanı derileriyle sarılan mumyalara kil maskesi yapılırdı. Tüm işlemler bitince vücut siyah ve koyu sarı renklerle boyanırdı. Bu da muhtemelen eşitlikçi bir anlayıştan gelirdi.

Japonlar Canlı Mumyalıyorlar

Mısır ve Şili’de ki mumyalama işlemlerinde cesetler kullanılırdı. Japonlar da ise iş biraz değişiyor ve hala canlı iken mumyalanıyorlardı. 1. ve 19. yüzyıl arasında Shingon olarak adlandırılan Japonya’nın Yamagata kentinde bir Budizm okulu sokushinbutsu adlı bir aydınlanma yöntemi uygulayan üyeleri içeriyordu. Sokushinbutsu , en basit anlamda, mumyamlaştırma idi. Keşişler, 3-10 yıllık bir süre içerisinde, mokujikigyo ya da “ağaç yiyen” diyetini izledi. Bu bin günlük diyet sırasında rahipler, ağaçlardan çamlık iğne, fıstık, kök ve tomurcukları yedi; amaç ölüm sonrası yağ ve kas ayrışımını engellemek idi. Mokujikigyo bittikten sonra , keşişler besinlerini tamamen diyetlerinden kaldırdı ve sadece 100 gün tuzlu su içti. Organlarını küçültüp canlı canlı mumyalıyorlardı.

Bir keşiş yaklaşan ölümü hissettiğinde diğerleri tarafından çam bir kutuya yerleştirilirdi ve kutu kömürle kaplanırken üstte hava için bir bambu yerleştirildi. Keşiş öldükten sonra bambu kaldırılır ve kutu mühürlenirdi. Bin gün geçtikten kutu açılır ve bedensel çürüme tespit edilirdi. Eğer bedensel çürüme fark edilirse şeytan çıkarma ayini düzenlenirdi eğer bedensel çürüme yoksa vücut tekrar gömülür ve saklanırdı.

Ayrıntılarını anlattığım bu 3 medeniyetin haricinde Afrika, Macaristan ve Avustralya gibi bir çok yerde mumyalama tekniği uygulanmıştır. Ayrıca şuan bile bazı ilkel kabilelerde uygulandığı yönünde çeşitli haberler bulabilirsiniz. Hatta Amerikalı bir şirket ücreti mükabilinde öldüğünüzde mumyalama işlemlerinizi yapıyor.

Pin It on Pinterest