Proje Tabanlı Öğrenmelerde Öğretmenlerin Bilmesi Gereken 4 İlke

Öğretmenler sonsuza kadar sıralarında masalarında çakılı öğrencilere bilgi empoze etmemelidir. Günümüz eğitim ortamları bunlardan çok farklıdır. Artık öğrenciler bilgi depolayan ya da bilgi depolaması gereken bireyler değildir. Daha çok bilgi üreten varlıklardır. Türkiye’de de bu akım yaygınlaşmaktadır ama maalesef çok yavaş ilerliyor. İstenen öğrenci profili artık bilgi üreten, karışık sorunlara yenilikçi çözüm üreten ve eleştirel düşünme becerisine sahip özellikleri barındırmalıdır.

Geleneksel öğrenme biçiminden proje tabanlı öğrenmeye geçmek kolay değildir. İnanılmaz bir hazırlık gerektirmesine karşın elde edilecek kazanç oldukça yüksek olacaktır. İşte bir öğretmenin proje tabanlı öğretim için bilmesi ve sürekli aklında tutması gereken 4 ilke:

Düşünmeye Sondan Başlayın

Öğretmenlerin hazırlık yapma süreci burasıdır. Öğrencilerine bir konuyu proje tabanlı öğretim ilkelerine göre işleyecekse hazırlıkları burada yapar genelde somut değil daha çok soyut düşünme kısmıdır.

  • Projenin sonunda öğrenciler hangi içerikler hakkında bilgi ve deneyim elde edecekler?
  • Hangi 21. yy becerilerini kazanmaları bekleniyor veya kazanacaklar?
  • Yeni bilgileri öğrencilerine nasıl sunması gerekiyor?
  • Öğrenciler elde ettikleri ürünü veya bilgileri nasıl sunacak?

Proje tabanlı öğrenmeyi planlamak zaman alır. Bilgiyi sunma şekli ve öğrencilerin projelerini sunma ve / veya değerlendirmenin bir yolunu bulmak bir sorun olabilir.

Öğrencilerin Merak Duygularını Yönlendirin

Yukarıdaki adımı tamamladıysanız artık projeye hazırsınız. Aklınızda bulunsun proje tabanlı öğrenmede öğrenciler kendi başlarına öğrenirler. Öğretmenler bilgiyi sunmamalı sadece öğrencilerin bilgiyi keşfetmek için gereken soruları düşünmesini sağlamalıdır. Bu açıdan bakınca geleneksel yöntemlerin dışında öğretmen bilgi sunan değil, bilgiye giden yolu gösteren rehber niteliğindedir.

  • Öğrencilerle sınıfta beyin fırtınası tekniğini deneyin.
  • Öğrenciler ne öğrenmek istiyorlar? Bunların bir listesini çıkarın.
  • Öğrencilerin sizin soracağınız bazı soruları model alarak kendi sorularını üretmelerinde yardımcı olun.
  • Öğrencilerin merak duygusunu geliştirip “Nasıl?” , “Niçin”? “Neden?” gibi soruları sormalarına yardımcı olacak gezilere götürün. Artık öğrencileri müzelere götürmekten vazgeçin ya da bu tarz gezileri ikinci plana atın. Örneğin öğrencileri hastaneye götürün, bir fabrikaya götürün.
  • Sınıf ortamına konuk uzmanlarını getirin. Öğrencilerin ebeveynlerini, arkadaşlarını veya yerel topluluk üyelerini, bilgilerini paylaşmaları için çağırın.

Bu aşamada, tüm öğrencilerin içeriğin büyük kısmına maruz kalmasını istiyoruz. Kendi sorularına cevap aramalarını ve bu projenin neyle ilgili olduğunu keşfetmelerini istiyoruz.

Öğrencilerin Uzmanlar Gibi Düşünmesini Sağlayın

Öğrenciler seçimlerini burada yaparlar. Öğrenciler, en çok ilgilendiği proje konusunun bir yönünü incelemeyi istemelidir. Proje temelli eğitimde öğrenciler seçtikleri bu konuyu uzmanlar gibi araştırıyor ve öğreniyorlar. Örneğin geleneksel eğitimde bir sınıfta akarsuları işleyecekken çağdaş eğitimde öğrenci sevdiği, ilgisini çektiği bir akarsuyu inceliyor. Nil nehrinin önemi nedir? Nil nehrinin çevresindeki topluluklar üzerindeki etkisi nedir? Nil nehrinin ekonomiye katkısı nedir? Nil nehri nasıl oluştu? vs gibi.. sorular sormaya ve kendisi bu sorulara cevap aramaya başlar.

Öğrenciler sizin izin verdiğiniz sınırlar çerçevesinde soruları özelleştirebilir. Öğrenciler var olan bilgileriyle soruların hepsine cevap bulamayacağını anladığında keşfetmeye başlayacaktır. Çeşitli kaynakları araştırıp ve bilgi sentezlemek zorunda kalacaktır. Böylece bireylerde oluşmasını istediğimiz eleştirel düşünme, problem çözme, esneklik ve uyum, sorumluluk gibi 21. yy bireylerinde olması gereken becerileri kazanmış olacaktır.

Öğrencilerin Sunumunda Onlara Yardımcı Olun

Öğretmenler için proje temelli eğitimde bu son adımdır. Bu aşamada öğrenciler topladıkları bilgileri başkalarıyla paylaşmak için organize etmelidir bu da öğrencilerin kendi öğrenme sorumluluklarını almaları gerektiği anlamına gelmektedir. Hal böyle olunca öğrenciler çağdaş eğitimle kazandırılmak istenen yaratıcılık, yenilik, iletişim, iş birliği, organize ve planlama gibi becerileri kazanabilirler.

Bu aşamada onlara yapacağınız rehberlik daha iyi sunum ve organize etmenin yanı sıra kendi öğrenmelerini nasıl değerlendireceğini ve proje üretirken ne gibi eksikliklerinin olduğunu ve nasıl giderileceğini öğrenirler.

Bu adımda öğretmenlerin yapması gereken, öğrencinin neler öğrendiğini görmelerini sağlamak için başkalarını davet etmektir. Bunlar akranları olur, diğer öğretmenler olur (değerlendirme aşaması için özellikle), ebeveynleri olur, konuk uzmanlar olur vs.

Öğrencilerin bir konuyla meşgul oldukları ve öğrenmelerinden sorumlu oldukları zaman öğrencilerin ne kadar iyi performans gösterdiğine şaşıracaksınız.

 

Özet olarak; artık okullarda geleneksel eğitim anlayışı bir işe yaramamaktadır. Çünkü geleneksel eğitimde sürekli bilgi empoze etmek vardır. Günümüzde kişiler internet aracılığıyla bir okulda öğreneceği salt bilgilerin kat be kat fazlasına çok rahat ulaşabilir. Artık öğrencilerimizin proje üretmelerini, var olan ya da olması muhtemel sorunlara daha iyi, pratik ve hızlı çözümler üretmesini ayrıca kendi bilgilerini inşa etmelerini istiyoruz. Bunun yolu da proje temelli eğitimden geçmektedir. Okul sıralarında yapacakları bu etkinlikler onlara deneyim kazandıracak ve 21. yy bireylerinde istediğimiz özelliklere sahip olacaklardır.

Pin It on Pinterest